16/10/2008
Haydi balolara, dansa ve modern yaşama!
Cumhuriyet bayramında ve gelecekteki cumhuriyetin özel günlerinde her yerde balo, dans, resepsiyonlar ve özel günler düzenleyelim. Düzenlediğimiz günlerin fotoğraflarını, videolarını ve görüntülerini paylaşalım. 
Modern yaşam ve Cumhuriyetin önemini bir de bu açılardan görelim.
Yandaki fotoğrafta 29 Ekim 1936 tarihinde Atatürk, Cumhuriyet Bayramı Balosu'nda davetlilerle. Topluluğu oluşturan insanlara, duruşlarına, kıyafetlerine bir bakın. Cumhuriyet duygusunun, kendine güvenin ve iddianın çevreye nasıl yansıdığını görün.
Toplum olarak özel günlerimizi unuttuk. Kurtuluş günleri pespaye gösterilerle kutlanıyor. Yöneticiler kendi resepsiyonlarına bile günlük kıyafetleri ile gitmeyi seçiyor. Bu kadroların kendine güvensizlikleri her hallerinden anlaşılıyor.
Elinde imkan bulunan herkesi özel günlerimizi resepsiyon, balo, yemekler ve bir araya gelerek coşkuyla kutlamaya, giyebilecekleri en şık giysileri giymeye davet ediyorum.
Cumhuriyet ve onun modern yaşam biçimini bir de bu açıdan görmeyi öneriyorum..
Geçen yıllarda bir eğitim kurumu ile birlikte büyük bir Cumhuriyet Balosu planlamıştık, olmadı. İnşallah önümüzdeki dönem ve yıllarda bunu yapabiliriz veya yapanlar çıkacaktır.
Sevgili Nur Onur'un Mesajı
"Merhabalar, En son geçen yıl Cumhuriyet Balosu için Ankara Palace da idim. Türkan Şoray ın filmlerde giydiği kostümlerden harika bir sergi yapmıştı, Gönül Paksoy iki gün kaldım. Gece boyunca ağladım. Sabah mecliste gece otelde...Mustafa Kemal'in dansettiği salonda yediğimiz yemekte hiç danseden yoktu. Birbirini izleyenler ve yabancı elçiler vardı. Ses muhteşemdi Cihan Ünal gençliğe hitabeyi okudu o okudukça ben ağladım.... Leman Sam harikulade şarkılar söyledi. Ayşe Taş yine öyle... ama eksikti rüya... eksik... O yüzden haklısınız Ekrem Bey o coşkulu günler nerede şimdi? Yapalım dev bir organizasyon bu yıla yetişmez ama :)
Görüşmek üzere..."
NUR ONUR
Fatih Çekirge'nin yazısı bana yukarıdaki düşüncelerimi hatırlattı.
"CSO’yu izleyecek -
MERAK ediyorum... Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın bir konserine gitmeyecek mi? Bir opera? Ya da bir bale... Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen’e sordum...
"Tam zamanında sordunuz" dedi ve devam etti:
- Sayın Cumhurbaşkanı 12 Kasım’da CSO’nun konserine gidiyor. Salonda her şey yenilendi. Çok iyi bir yatırım yapıldı. Doğuş Grubu sponsor oldu. Başarılı bir çalışma yapıldı.
Doğrusu sevindim. Biraz buna ihtiyacımız var... Farkında mısınız? Çocukluğumuzda 23 Nisan Balosu diye bir şey vardı... Dans ederdik... Ankara "dansı" unuttu. Resepsiyonlar, yemekler, balolar unutuldu... Yabancı büyükelçiler onuruna verilen kokteyller, konserler yok... Bu şehir el ele tutuşmayalı çok oldu... Tamam ülkeyi yönetenler sevmiyor olabilir. Ama kendi içindeki farklı kültürleri buluşturamayan bir ülke, dünyada medeniyetler ittifakını nasıl kuracak? Bu yüzden Cumhurbaşkanı’nın 12 Kasım’daki açılımını önemsiyorum..."
Bu konuda açılan Facebook Grup için tıklayın
0 yorum yazılmıştır