Google

« Önceki | Sonraki »

12/2/2008

iç gıcıklayan bir "özgürleşme" hikayesi.. 18 Ağustos 1980.



Bu öyküye okuduğum andan itibaren dışarıdan bakmaya çalışıyorum.. 15 yaşında ki bir kızla evlenmeyi normal sayan 30 yaşındaki bir "yetişkin adam" hikayesi.. içim burkuluyor... anlam veremiyorum.. gönül bu diyemiyorum.. yitip gitmiş onca "çocuk kadın" aklıma geliyor.. birde kadınların bu yolla özgürleştiği masalı.. neresinden tutarsanız tutun.. şık değil...

O gün Hayrünnisa’nın yaş günüydü.

O gün yasal engel kalktı.

O gün 30 yaşındaki Abdullah Gül ile 15 yaşındaki Hayrünnisa Özyurt evlendi.

Ve o güne kadar başı açık olan Hayrünnisa, işte o gün, evlendiği gün tesettüre girdi.

Okuldan ayrıldı. Artık ev kadınıydı!


 




Gelecek on yıllarımızın konuşulacak konuları mı olacak bunlar? bir an önce kızından kurtulup bir yerlere vermeye can atan "baba ve aileler", diğer yanda gözü açılmamış "sığırcık" arayan yetişkin ve hoyrat erkekler.. Kadınlara sesleniyorum... 15 yaşında nasıl biriydiniz hatırlıyor musunuz? Kendi hakkınızda karar verecek yetkinlikte miydiniz?

Erkeklere soruyorum, 30 uncu yetişkin yaşınızda 15 inde "gözü açılmamış sığırcık" almak duygusu size nasıl geliyor? 15 inde bir kız çocuğunun gerdeğine girmek duygusu ne çağrıştırıyor sizde. Kendiniz yolun yarısına gelmişken. Bu özel bir konu değil öylesine genel ki bazı dayatmalarla boğuşurken henüz gençliğini yaşamamış bu toprağın kızları kadınlığa adım atıyorlar..

Bu hikayeyi duyduk peki duymadıklarımız? Bu acımasızlık hangi inanç içinde haklılık bulabilir ki?

Çocukla evlen, okuldan kopar, evinin kadını yap..
Tanrım, geleceğimiz kimlere emanet?

Kendinizi ailenizi ve geleceğinizi korumak için neler yapabileceklerinizi bir kez daha düşünme sırası gelmedi mi? İçtenlikle değerlendirme yapmak zorunda değil miyiz? Bu olay ekstra bir durum değil yaygın bir uygulama halinde ise "bana ne canım? çocuk onların, can onların" denebilir mi?

Böyle bir öykünün filmini çekebilecek bir yönetmen, yazabilecek bir romancı var mı? Buna fetva verebilecek bir makam?

İnanın her türden aynaladım, kendimi bunu yaşayanalrın yerine koymaya çalıştım.. İnanın imkansız. Bunu içselleştiremiyorum. Kadının ikinci sınıf bir varlık olarak bu şekle sokulmasına, yüzlerindeki otomatik mutluluk tebessümüne, dua eden bebekler görüntüsüne anlam veremiyorum.

Kızdığımı düşünmeyin.. Anlamaya çalışıyorum..





EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu





Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: birdeliningunlugu | Tarih: 2008-02-21 13:07:23
    Konu: Kızlar

    Kızlar,
    Çatır çatır ekranlardan bağırıyorlar..
    Örtünmek bizim hakkımız,
    Söke söke alırız.

    Mesele şurada,
    Örterken kimse sormuyor da,
    Açarken?

    Bağlantı »