Google

6/2/2008

Kişisel Duruş Yönetimi Atölyesi "Yaratıcılığın süreçlerinde fark

yaklaşım

Sanat bir canlandırma ve gösteri. Bilim bir açıklamadır.

Özgür irade için algılama, daha iyi görme, ayrımsamalar yapma, bağlantılar ve yaratıcı ilişkiler kurma yeteneğidir. Yani şeyleri, durumları, imajları ayırt etmedir.

Algılama, duyularla farkına varma ve akıl yoluyla bilgi almadır.

Açık görüş ve düşüncede açıklık, kapsamlı görüştür.

Yaşam görme ile başlar. Ama yüreğimizle, duyularımızla, bakışlarımızla görmeliyiz. Aynı zamanda görmeyi sıralamak ta gerekir. Bu da tecrübe ve deneyim yoluyla olur. Atölyemiz tüm bu süreçleri oyun, iletişim, analiz yine oyun sıralaması ile ele almayı amaçlar, eğlencelidir.

 



atölye

Kişisel Duruş Yönetimi Atölyesi "Yaratıcılığın süreçlerinde farkındalık"

16 - 23 Subat 1 - 8 Mart 2008 (Cumartesi günleri 4 Hafta - 28 saat) Saat: 11.00 - 18.00

hedefler

Birey ruhunun geliştirilmesi
Yaratıcılığı ortaya koyarak farkındalığı geliştirmek
Kişinin kendi "özelliğine, gereksinimine, sınırlarına, tercihine ve önceliklerine" göre kendisi ve başkaları ile gereken ilişkileri gerektiği biçimde kurması
Etkin iletişim ve yaşama becerilerinin geliştirilmesi
Aynalanmak
Çevreye uyum sağlamak
Hayal gücünü geliştirmek
Doğaçlama yeterliliğini geliştirmek
"Şimdi ve burada" olabilmek
"Kendi olarak var olmak"
Özgünlük
Farklılıklardan güç almak
Sağlıklı ve modern bir yaşama ortamı oluşturabilmek ve uyumlanmak
Hata yapmaktan korkmadan, kendini açıkça ve yüreklice ifade edebilmek

Öncelikle kendi hatalarına karşı duyarlı olmak ve kendini sorgulayabilmek
"Kimseyi yargılamadan" ve "Yargılanma korkusu altında olmadan" yaşayabilmek

 

kavramsal boyut

Kişisel duruş ve farkındalık çalışmalarında uyguladığımız teknik ve yöntemler "Yaratıcı İlişkilendirme" yaklaşımı ile oluşturulmuştur
"Yaratıcı İlişkilendirme" yaklaşımı, insanın esas olarak sahip olduğu melekelerini kullanarak "her şeyin her şey ile" yaratıcı biçimde ilişkilendirilmesi ve analiz edilmesi anlayışı üzerine kurulmuştur
"Bilim - Sanat - Oyun - Spor – Felsefe - Siyaset" alanları ilişkilendirilerek geliştirilmiş dinamik yöntemlerin uygulanması ile gerçekleştirilmektedir (Siyaset ile ilişkilendirme sadece çok özel kurgulu atölyelerde ve Modern Yaşam Platformu MYP de ele alınmaktadır)

 

amaç


 

İki farklı amaca yönelik olarak gerçekleştirilmektedir:


1) Sürekli Gelişim farkındalığı ile kişinin kendinin farkında olmasını sağlamak.
2) Kişisel Duruş Yönetimi

katılım (kimlere tavsiye edilir)

Katılımcılardan ön tecrübe beklenmemektedir.

Yaratıcılık, halkla ilişkiler, kurumsal iletişim, moda, mimarlık, fotoğrafçılık, mankenlik, oyunculuk vb alanlardaki meslek grupları çalışanları. Yaratıcılık süreçleri ve yaratıcılık ilişkilendirmesi alanında kendini geliştirmek isteyenler, yaptıkları işte yüksek ve çok yönlü dikkat gerektiren yöneticiler ve çalışanlar.

Yaşam kalitesini artırmakta yaratıcılık süreçlerini tanımak isteyenler.

süre

28 saattir. Burada yapacağımız çalışma dört hafta 7 saat üzerinden özel atölye ve program olarak uygulanacaktır. Atölyeler sabah 11.00 da başlayacak akşam 18.00 da tamamlanacaktır.

Konuların işlenişinde matematiksel akış yerine kurgusal ve ilişkilendirme vardır. Katılımcıların konu başlıklarını akış içerisinde gözlemeleri ve kendilerince adlandırmaları beklenir.

 

Kişisel Duruş Yönetimi Atölyesi "Yaratıcılığın süreçlerinde farkındalık"

Ekrem Pehlivan

16 - 23 Subat 1 - 8 Mart 2008 (Cumartesi günleri 4 Hafta - 28 saat)

11.00 - 18.00

250. YTL

Katilimcı sayısı 10 kişi ile sınırlıdır. Bu nedenle önceden kayıt yaptırmanız gerekir.

 

Bilgi ve kayit için :

ZEYNEP SEVİL GÜVEN ENERJİ DENGE MERKEZİ

Etiler Tepecik Yolu Bahar Apt. No 52 kat 3 d. 15 (Alkent Karşısı) /İstanbul

Tel: 0212 351 84 48 (Bahar Hanım)

e-posta: zsg@zsg.gen.tr

 

ekrem pehlivan hakkında

MSÜ Grafik eğitimi aldı. Grafik tasarımcı. Evli, bir kızı var.

Yeniçağ düşünceleri, yaratıcılık ve kişisel duruş alanlarında yazılar yazıyor, atölyeler düzenliyor.

KamCa "Modern Yaşam Alanları Topluluğu" kurucularından.

21. Yüzyıl temel değerleri olarak gördüğü "Hoşgörü, biraradalık ve kapsayıcılık" alanlarının açılımı ve yerleşmesi için oluşturduğu "Modern Yaşam Platformu MYP" ile çalışmalarını siyasal bir platforma taşıyor.

Moda, grafik, fotoğraf, resim vb alanlarda yaratılabilecek açılımlarla 21. yüzyılın sanat ve akımlarının içinde bulunduğumuz coğrafya çıkışlı olacağına inanıyor. Bu yaklaşıma hazırlık olmak üzere geleceğin sanatçılarına "Kişisel Duruş Yönetimi" adı altında atölyeler düzenliyor.

Modernizm ve moderniteyi bir yaşam biçimi olarak 21. yüzyıl yeniçağ inanç değerleri olarak görüyor. Bu konuda "Modernleşme Yolculuğu ve Türkiye" adlı bir kitapta yazılarını toplamayı planlıyor.

Kişisel yaşamı ve gözlemlerinden oluşan "Devamı olan öyküler" felsefi romanının da hazırlıklarını sürdürüyor. Bu romandan bazı parçaları Livanca ve Milliyet blogda yayınlamayı sürdürüyor.

Yazılarına aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

http://blog.milliyet.com.tr/

http://livanca.blogcu.com

3/9/2006

Modernlik yaklaşımı, Köylülük, el yordamıyla yarış pistlerine ka

Modernlik yaklaşımı, Köylülük, el yordamıyla yarış pistlerine kadar indi..
İletişimde köylü devrimi..
 
Köylülük zafere doğru ilerliyor. merkezi yapıdaki modernizmi reddeden çekirdek kadronun öncülüğünde, giyside ve siyasette araplaşmayı hakim kılacak çabalarına ek olarak bir anlamda cemaatleşmenin ve ümmetleşmenin önünün açıldığı günümüzde köylülük, gelişmeleri fırsat bilerek harekete geçti.
 
1. Çeviri kitaplardaki ... futursuz değiştirmeler..
Bu yöntemi daha çok bir TV kanalı uygulamaktaydı. Filmleri istediği yerlerden kesip biçerek, çevirilerini keyfiyetle yapmaktaydı. Söylenmeyen şeylerin söylenmesine, olmayan dualara amin denmesine özel bir kanalda gerçekleştiği için el insaf demekle yetiniyorduk.İş şimdi, kitaplara geldi dayandı. asalet, telif, inançlara ve esere saygı bir yana itilerek yıllardır gelenekselleşmiş öyküler bile belli dar düşüncenin ifade aracı haline geldiler..
 
Kendi adıma bu kitapları görmek bile istemiyorum.. Kitabı kutsal kılan yaklaşımları reddederek bu kitaplardan çekirdek külahı, ısınma aracı falan yapmayı planlıyorum.
 
2. F1 artık İstanbul Park'ta yapılmamalı.. Kurnazların elinden buna benzer tüm yetkiler alınmalıdır.
Köylü kurnazlığı yüzyıllardır sürdürülen diplomasi ve devlet geleneğini çiğneyerek kendi kalesine gol attı. Uluslararası yarışma kavramlarından ve kurallarından habersiz medya maymunları, sadece medyada yer alabilmek için akıllara durgunluk  verecek bir iletişim faciasına imza attı. Kritersiz köylülük acemi "tanınmayan başkanı" kendi medya projelerinin içinde maymun ettiler. Her an medyada görünmek mecburiyeti ve azminde olan iletişim faciaları bu kez F1 pistinde göründü....
 
Bu facialara bir kez daha yaşamamak için o pist, bu maymunluğu yapanlara devredilerek uluslararası yarış takviminden çıkarılmalıdır. Yüzyıllara dayalı devlet ve diplomasi geleneğimizde böyle bir oyuna getiriş geleneği yoktur. Osmanlı'dan bu yana bütün iletişim ve diplomasimiz geleneklere bağlı yürütülmektedir. Bu gelenek köylülüğün son dönemdeki sistemli isyanıyla zaafa uğramaktadır.
3. Yasal yollardan kesilmiş cezaşların ticareti durduracağını savunmak iletişim popülizmidir..
Medya maymunları, iletişim ağlarındaki egemenliklerinden yararlanarak esip savurmaya devam ediyor. akaryakıt dağıtım kurallarına uymadığı için kesilen cezaların kaldırılması yönünde telkinde bulunan "F1 dehası" medya maymunları bu kez kurallara uygun kesilmiş cezaların ticareti bitireceğini gerekçe göstererek kaldırılmasını istiyor. Oldu.. burası "muz" cumhuriyeti ya.. Emriniz olur.. Cezaları kaldıralım.. üste birde madalya takalım..
 
Cezalar herkes için eşit ve sorgusuz uygulanmalıdır. Toplumun her kesimi işinin ve bünyesinin büyüklüğü oranda cezalandırılabilir.
 
4. Fındık ve taban fiyat kavramının korunmasına yönelik bütün eylemler gericiliktir..
Karadeniz köylülerinin düzenlediği fındık eylemi, günümüz koşullarına uymayan gerici bir eylemdir. Modern dünyanın gereklerine uymayan, planlı ve reel ölçülerde üretim yapmayan köylülük devleti tehdit ederek ürünlerinin tamamını garanti fiyattan satmak istemektedir. Bu toplumumuzu yıllardır kemiren problemdir.
 
Köylülük sık sık isyan etmekte ve çağın gerekleri ile yapmadığı üretimi için oyu karşılığı devletten tehditle para istemektedir. Köylü veya herhangi bir toplumsal grup artık milletin efendisi değildir. Yaşamın, ticaretin ve günümüzün gereklerini yerine getirerek halkın yakasından elini çekmelidir. Şehirde ticaretten binbir zorlukla kazanılan paralardan toplanan vergiler bu yollarla dipsiz kuyulara atılmaktadır.
 
Toplumun herhangi bir kesimine ürettikleri herhangi bir şey için bu tür garanti paralar verilecekse şehir ve modern yaşamın yeni toplulukları neden bundan faydalanmıyor? Örneğin ressamlar bir yıl boyunca ürettikleri tabloları belirlenmiş temel fiyattan ressobirlik adıyla uydurmaca kurulan bir devlet kuruluşuna satabilirler. Fotoğrafçılar için Fotobirlik, grafikerler için grafobirlik, hatta hayat kadınları için kadınbirlikleri kurularak garanti paralar onlara da ödenebilir. Bu taban fiyat ve garanti alım uygulaması artık çığrından çıkmıştır. Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında tarımı ve ekonomiyi geliştirebilmek için yapılan bu tür desteklemeler, yıllar sonra bir soruna ve haksızlığa dönüşmüş durumdadır. Köylülüğe ve getirisi olmayan ürünlerine şehirlerden toplanan paraların akıp tembelliği körüklemesi modern yaşamın gereklerine uygun değildir. Burdaki çözüm tarımı  planlı ve pazara uygun ürün üreten  modern işletmelere dönüştürmek olabilir.
 
Hiç bir topluluk veya meslek grubu diğerinden daha kutsal değildir. Devletin sırtındaki bütün kamburlar atılmalıdır. Herkes kendince uydurduğu kutsallık tanımının ardında devlete yüklediği inanılmaz yüklerin sefasını sürmekten vazgeçmelidir.
 
Modern toplumlar biri olmaksızın hayatın yürümeyeceği sınıfsız, zümresiz ve eşit haklara sahip bireylerin oluşturduğu değerler bütünüdür. Bunlardan her hangi biri için "daha eşittir" diyerek kazançlarımızı, birikimlerimizi ve haklarımızı o gruba zümreye devredemezsiniz.
 
Sonsöz: İletişim ve diplomasi, geleneklerden süzülen araçlar bütünüdür. Bunlardan herhangi birinin oluşması da uzun yıllar alır, yıkılması da. Bugün ben yaptım oldu diyenler yarın kendilerine bu davranışlar yapıldığında dünya bize düşman diye ayağa fırlamasınlar. Küçüklük ve kompleksli davranış bugün farkedemediğimiz sonuçlara yol açacaktır. Oluşmuş bu etkileri modern iletişim yöntemleri kullanarak ortadan kaldırmak yıllar alacaktır. Devlet geleneğimiz ve diplomasimiz araplaşma ile gelen bu oyuna getirme kavramları ve alışkanlıkları içinde zedelenmektedir.
 
 
Ekrem Pehlivan
 
Tasarımcı-Danışman
 

26/8/2006

yenibir işfikri ve markalaşma sürecinde kurumsal iletişim uygula

 
 
Kurumsal İletişim, kurumun, markanın veya kişisel imajın belirlenen amaç ve hedeflerine ulaşması için, üretim, yönetim süreci içinde, bölümler veya süreçler arasında koordinasyon, bilgi akışı, ve işbirliğini sağlamayı, motivasyon, bütünleşme, değerlendirme, eğitim, karar alma ve denetim sağlamayı amaçlayan kuralların oluşturduğu iletişim süreçleri bütünüdür..
 
Kurumsal İletişimi, yeni dönemde gelişen ve yeni çağ felsefesiyle paralellik gösteren yönetim biçimlerinin çatısı olarak nitelendirmek çok da yanlış değildir.
 
Günlük faaliyetlerin akışı içine doğrudan girmeden, bu akışın kalite, yönetilebilirlik vb. konuları dikey iletişim* teknikleri kullanarak geliştirmeyi amaçlar. Yatay iletişim** ve teknikleri  kurumsal iletişimin doğrudan ilgi alanına girmez sadece izleme süreci olarak alır.
 
Eski yöntemlerde kurumda gerçekleşen faaliyetleri dışa iletmek görevi yeterli bir faaliyet olarak algılanıyordu. Bu faaliyetlerde Halkla İlişkiler  faaliyetleri başlığında toplanmıştı.
 
Günümüzde ise sadece biçim olarak değil, gerçek anlamda da değişim ve gelişim faaliyeti öncelikle iç çemberden başlatılmaktadır. İnsanın içsel yolculuğu bu letişime dahildir. İletişimin merkezine bu nedenle çemberin ilk halkaları olan kurum içi ve en yakın ilgili birimler girmektedir.
 
Halkla ilişkiler faaliyetleri dahil bütün iletişim faaliyetleri kurumsal iletişim tarafından oluşturulan stratejiye bağlı olarak yürütülmektedir. Böylece sadece günlük gereklilikler değil yakın ve uzak hedefler bağlamı da kurumsal iletişim platformunda çözülmektedir.
 
Kurumsal iletişimin fiziki yapısı, karar alma yetisine haiz sahipler ve bu işin profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşir.
 
Bir anlamda bu yapıya "akil adamlar topluluğu" denebilir.  Burada amaç kurumu veya markayı sadece korumak veya kollamak değildir. Bu tür hedefler günlük hedeflere ait değerlerdir. Amaç bugünün verilerinden yola çıkarak yarını kurmayı, geçmişi çaprazlama metodlarla değerlendirmeyi ve geleceği şekillendirmeyi amaçlar.
 
Alınan kararların ve stratejilerin uygulama ayağı ise bu iş için seçilmiş güvenilir profesyoneller tarafından yürütülmelidir. Bazı süreçler dışarıdan yapılan satın almalarla bu yürütülebilir.
 
Uygulamaların gerçekleştirilmesi ise , geri dönüşlerin toplanması ve bunların tekrar taktik ve stratejik süreçlere etkilerinin değerlendirilmesi bir anlamda sürecin kendini tekrar edeceği bir çarka dönüşmesini sağlar.
 
Bu gelişim ve izleme sürecinin sonuçlarının gözlenmesi,  marka ve kurum olmak için ne kadar mesafe alındığının göstergesi olarak düşünülebilir.
 
 
Ekrem Pehlivan
Kurumsal İletişim Danışmanı