<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Livanca</title>
        <description>Modernlik yaşamı üreten en temel kriterdir. </description>
        <link>http://livanca.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 05:19:22 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Haydi balolara, dansa ve modern yaşama!</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/haydi-balolara-dansa-ve-modern-yasama_26370361.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/haydi-balolara-dansa-ve-modern-yasama_26370361.html</guid> 
            <description>Cumhuriyet bayramında ve gelecekteki cumhuriyetin &amp;ouml;zel g&amp;uuml;nlerinde her yerde balo, dans, resepsiyonlar ve &amp;ouml;zel g&amp;uuml;nler d&amp;uuml;zenleyelim. D&amp;uuml;zenlediğimiz g&amp;uuml;nlerin fotoğraflarını, videolarını ve g&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml;lerini paylaşalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a target=&quot;_blank&quot; href=&quot;http://www.blogcu.com/manager/modules.php?name=Content&amp;amp;pa=showpage&amp;amp;pid=98&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;525&quot; src=&quot;http://www.gazetesalacak.com/images/cumhuriyet/cumhuriyet.jpg&quot; alt=&quot;Haydi balolara, dansa ve modern yaşama!&quot; title=&quot;Haydi balolara, dansa ve modern yaşama!&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Modern yaşam ve Cumhuriyetin &amp;ouml;nemini bir de bu a&amp;ccedil;ılardan g&amp;ouml;relim.&lt;br /&gt;Yandaki fotoğrafta 29 Ekim 1936 tarihinde Atat&amp;uuml;rk, Cumhuriyet Bayramı Balosu'nda davetlilerle. Topluluğu oluşturan insanlara, duruşlarına, kıyafetlerine bir bakın. Cumhuriyet duygusunun, kendine g&amp;uuml;venin ve iddianın &amp;ccedil;evreye nasıl yansıdığını g&amp;ouml;r&amp;uuml;n. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplum olarak &amp;ouml;zel g&amp;uuml;nlerimizi unuttuk. Kurtuluş g&amp;uuml;nleri pespaye g&amp;ouml;sterilerle kutlanıyor. Y&amp;ouml;neticiler kendi resepsiyonlarına bile g&amp;uuml;nl&amp;uuml;k kıyafetleri ile gitmeyi se&amp;ccedil;iyor. Bu kadroların kendine g&amp;uuml;vensizlikleri her hallerinden anlaşılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinde imkan bulunan herkesi &amp;ouml;zel g&amp;uuml;nlerimizi resepsiyon, balo, yemekler ve bir araya gelerek coşkuyla kutlamaya, giyebilecekleri en şık giysileri giymeye davet ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet ve onun modern yaşam bi&amp;ccedil;imini bir de bu a&amp;ccedil;ıdan g&amp;ouml;rmeyi &amp;ouml;neriyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ge&amp;ccedil;en yıllarda bir eğitim kurumu ile birlikte b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir Cumhuriyet Balosu planlamıştık, olmadı. İnşallah &amp;ouml;n&amp;uuml;m&amp;uuml;zdeki d&amp;ouml;nem ve yıllarda bunu yapabiliriz veya yapanlar &amp;ccedil;ıkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Nur Onur'un Mesajı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&quot;Merhabalar, En son ge&amp;ccedil;en yıl Cumhuriyet Balosu i&amp;ccedil;in Ankara Palace da idim. T&amp;uuml;rkan Şoray ın filmlerde giydiği kost&amp;uuml;mlerden harika bir sergi.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/haydi-balolara-dansa-ve-modern-yasama_26370361.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 16 Oct 2008 13:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bu ekiple her şeyi yapabilirsiniz, büyük devlet, kriz ve bu coğrafyayı yönetemezsiniz.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/bu-ekiple-her-seyi-yapabilirsiniz-buyuk-devlet-kriz-ve-bu-cografyayi-yonetemezsiniz_25950361.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/bu-ekiple-her-seyi-yapabilirsiniz-buyuk-devlet-kriz-ve-bu-cografyayi-yonetemezsiniz_25950361.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Yeterince hazırlıklı olmadıkları bir d&amp;ouml;nemde kendilerince bile &amp;ccedil;ok erken denebilecek bir tarihte iktidar olan bu kadroyu ve oluşan atmosferi birka&amp;ccedil; a&amp;ccedil;ıdan analiz edebiliriz. D&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce disiplini ve ideolojisi olmayan baskıcı cemaat atmosferi, yetersiz imam hatip eğitimli hırslı insanların &amp;ouml;n sırada oldukları bu oluşumun en temel karakteristik &amp;ouml;zelliği m&amp;uuml;cadeleci, savaş&amp;ccedil;ı, hatip ve inat&amp;ccedil;ı olarak sıralanabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href=&quot;http://www.blogcu.com/manager/modules.php?name=Content&amp;amp;pa=showpage&amp;amp;pid=211&quot;&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;298&quot; src=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/modernizm_1.jpg&quot; alt=&quot;Ekrem Pehlivan - &quot; height=&quot;209&quot; /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu &amp;ouml;zelliklerin t&amp;uuml;m&amp;uuml; bir misyon ve m&amp;uuml;cadeleyi y&amp;uuml;r&amp;uuml;tebilmek i&amp;ccedil;in olmazsa olmazlardan oluşuyor. &amp;Ouml;zellikle inan&amp;ccedil; temelli birliktelikleri belirleyen bu &amp;ouml;zellikler sıkı tutkallı dışarıya ser verip sır vermeyen toplulukları oluşturuyorlar. İ&amp;ccedil;e kapanık bu topluluklar &amp;uuml;yelerine hi&amp;ccedil;bir zaman ger&amp;ccedil;ek koşullarda deneyim oluşturabilecek alanlar a&amp;ccedil;mıyorlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;A&amp;ccedil;ılan her alan g&amp;uuml;vensizlikten ve nefsin hata ve g&amp;uuml;nah yapabileceğine dayanan korku nedeniyle birey yerine ağabeyler kontrol&amp;uuml;ne bırakılıyor. Zaten yetişmiş insan sıkıntısı olan bu yapı giderek ruhsuzlaşıyor, yaratıcılık kalmıyor ve vizyonu, abinin ve cemaatin oluşturduğu atmosferin &amp;ouml;tesine ge&amp;ccedil;emiyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Toplulukta yaşadığı s&amp;uuml;rece sorunsuz dertsiz, hedefsiz yaşamaya alışmış kitleden &amp;ndash;sosyalist uygulamalara benzer bir toplumsallık- birisi kopmayı denerse, sırları a&amp;ccedil;ık ederse &amp;ouml;nce dışlanma, bağları keserek onu alışmadığı zeminde zor durumda bırakma ve hatta topluluğun deli tanımlı birisine &amp;ouml;ld&amp;uuml;rtmeye kadar varabiliyor. (Koskoca cemaatin &amp;ouml;n&amp;uuml;nde işlenen cinayet ve lin&amp;ccedil; olayını hatırlayın. Topluluğun bu.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/bu-ekiple-her-seyi-yapabilirsiniz-buyuk-devlet-kriz-ve-bu-cografyayi-yonetemezsiniz_25950361.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 10 Oct 2008 12:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sol gökten zembille inmez! Küllerinden de yeniden yaratılamaz.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/sol-gokten-zembille-inmez-kullerinden-de-yeniden-yaratilamaz_25097801.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/sol-gokten-zembille-inmez-kullerinden-de-yeniden-yaratilamaz_25097801.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;330&quot; src=&quot;http://img2.blogcu.com/images/l/i/v/livanca/proletarya_1_.jpg&quot; height=&quot;219&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;Ouml;zdemir İnce d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerine &amp;ouml;nem verdiğim bir insandır. Son d&amp;ouml;nemde sol i&amp;ccedil;in a&amp;ccedil;ılım olmayı hedefleyen yazıları &amp;ccedil;ıktı. Bunlardan 27 eyl&amp;uuml;l 2008 H&amp;uuml;rriyet&amp;rsquo;te yer alan yazısına d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerime temel olması a&amp;ccedil;ısından bir cevap yazmayı gerekli buldum.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Numaralı ve kalın yazılmış b&amp;ouml;l&amp;uuml;mler &amp;Ouml;zdemir İnce&amp;rsquo;ya ait,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;SON yazıların k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k bir &amp;ouml;zetini yapalım:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1. İnsanın g&amp;ouml;vdesinde sol bilin&amp;ccedil; salgılayan bir salgı bezi yoktur!&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- Doğru, başka hi&amp;ccedil;bir bilinci salgılayan salgı bezi de yoktur. Faşizm, kom&amp;uuml;nizm vb bilin&amp;ccedil;ler de sonradan kazanılır. Bir istisna, kişinin yaşam deneyimi ve genlerinde bulunan kişisellik mekanizmaları onun d&amp;uuml;ş&amp;uuml;ncelerini se&amp;ccedil;mesinde ve yaşamasında zemin olur. Bunun da yansımasında ş&amp;ouml;yle bir sonu&amp;ccedil; (sosyolojik araştırmayla kesinleşmiş değil) ortaya &amp;ccedil;ıkarılabilir. &amp;Ccedil;ok g&amp;uuml;zel (film yıldızı, manken, fotomodel) g&amp;uuml;zelliğinde bir kadın asla solcu, sağcı, dinci, radikal faşist olamaz. &amp;Ccedil;&amp;uuml;nk&amp;uuml; o g&amp;uuml;zel beden ona bu t&amp;uuml;r se&amp;ccedil;imlerin deneyimleri yerine başka deneyimler yaşatır. &amp;Ccedil;ok yakışıklı ve g&amp;uuml;zel bulunan erkekler i&amp;ccedil;in de aynı şeyleri ağırlıkla s&amp;ouml;yleyebiliriz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;- &amp;Ccedil;ok g&amp;uuml;zel kadından iş&amp;ccedil;i de olmaz. Sabah işe gidiş saatlerinde servis ara&amp;ccedil;larına ve toplu taşıma ara&amp;ccedil;larına bakın, manken veya film yıldızı g&amp;.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/sol-gokten-zembille-inmez-kullerinden-de-yeniden-yaratilamaz_25097801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 28 Sep 2008 12:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Bir oruçsuz,  bir iftar yemeği ve Anadolu Müslümanlığı. İyi bayramlar</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/bir-orucsuz-bir-iftar-yemegi-ve-anadolu-muslumanligi-iyi-bayramlar_25097581.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/bir-orucsuz-bir-iftar-yemegi-ve-anadolu-muslumanligi-iyi-bayramlar_25097581.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;img border=&quot;0&quot; width=&quot;312&quot; src=&quot;http://img2.blogcu.com/images/l/i/v/livanca/1222595572dede.jpg&quot; height=&quot;191&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masalar doluydu. Gruplar &amp;uuml;&amp;ccedil; d&amp;ouml;rt kişiden, yirmi kişiye kadar yakınlıklarının derecesine g&amp;ouml;re oturdukları masalarda iftar saatini beklerlerken ben onları izliyordum.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;T&amp;uuml;rbanlı, baş&amp;ouml;rt&amp;uuml;l&amp;uuml; ve normal giyimli kadınlar, bazıları tam kapalı ve t&amp;uuml;rbanlı, bazıları omuz dekolteli. Erkekler badem bıyıklı, modern g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;şl&amp;uuml;, uzun sa&amp;ccedil;lı spor veya normal giyimli.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Canlı fasıl m&amp;uuml;ziğe devam ederken herkes a&amp;ccedil;ık b&amp;uuml;feden zevkine ve beğenisine uygun yemeklerini, salatalarını masalarına servis ediyor. Garsonlar sıcak &amp;ccedil;orbayı masalara kişi sayısına g&amp;ouml;re bırakıyorlar. Bardaklar kadeh şeklinde bazıları rakı bardağı. Bu hi&amp;ccedil; sorun oluşturmuyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Restoranda oluşan resim &amp;ldquo;Anadolu M&amp;uuml;sl&amp;uuml;manlığı&amp;rdquo; nın resmi. Herkes inancına g&amp;ouml;re giyimi, tarzı ve yaklaşımı ile o zeminde birbirine saygıyla yaklaşıyor. Oru&amp;ccedil; tutmayan ben, belki ilk kez oru&amp;ccedil; tutanları bekleyerek onlarla beraber iftar yapmış gibi yemek yemeye başlıyor, rit&amp;uuml;elin gereğini yaşıyorum. Benim gibi ka&amp;ccedil; kişinin oru&amp;ccedil; olmadığı halde salonda olduğunu da merak etmiyor değilim.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Orada bulunan hi&amp;ccedil; kimsenin kafasının i&amp;ccedil;iyle ilgilenmiyorum. Onlar da benim oru&amp;ccedil;suzluğumla, g&amp;ouml;r&amp;uuml;n&amp;uuml;ş&amp;uuml;mle ilgilenmiyor. Aileler her t&amp;uuml;r eğilimi, d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nceyi kucaklayan bir tutkal ve zemin.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu g&amp;ouml;r&amp;uuml;nt&amp;uuml; Anadolu&amp;rsquo;ya ait olağan&amp;uuml;st&amp;uuml; bir tabloyu işaret ediyor. Biz bu g&amp;uuml;nlere kolay gelmedik. İnan&amp;ccedil;lar bu topraklarda zaman zaman baskıya d.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/bir-orucsuz-bir-iftar-yemegi-ve-anadolu-muslumanligi-iyi-bayramlar_25097581.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 28 Sep 2008 12:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İstanbul&amp;#8217;a bir başkan gerek, hem de hemen gerek.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/istanbul-a-bir-baskan-gerek-hem-de-hemen-gerek_19937911.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/istanbul-a-bir-baskan-gerek-hem-de-hemen-gerek_19937911.html</guid> 
            <description>İstanbul i&amp;ccedil;in su alarmı verilmesine ve bunu yapan kişinin şehrin belediye başkanı olmasına hi&amp;ccedil; şaşırmadım. Kısa bir s&amp;uuml;re &amp;ouml;nce Melen &amp;ccedil;ayından gelen su ile İstanbul&amp;rsquo;un 40 yıl su sıkıntısı &amp;ccedil;ekmeyeceği yalanını şişiren kişinin de aynı belediye başkanıydı. Yıllardır b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir şehri y&amp;ouml;neteceksin milyarlarca liralık iş ve yatırımları şirketlere pompalayacaksın, TV lerde 40 yıl su sorunumuz yok diye hava basacaksın sonra tıs. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img width=&quot;440&quot; src=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/istanbul-buyuk[1].jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong editor_id=&quot;mce_editor_1&quot;&gt;Su sorunu şimdi Allaha havale. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hani yıllardır b&amp;uuml;y&amp;uuml;k yatırımlar yapılmıştı? Siyasi rakipleri i&amp;ccedil;in ge&amp;ccedil;mişte &amp;uuml;retilen &amp;ldquo;Uğursuz, O, Belediye başkanı olduğu i&amp;ccedil;in yağmur yağmıyor&amp;rdquo; vb s&amp;ouml;ylemler neden şimdi dedikodu dalgaları halinde yayılmıyor. Merak eden arşivlere bakabilir. Nurettin S&amp;ouml;zen belediye başkanı olduğu d&amp;ouml;nemlerde &amp;ndash;başarısız bir belediye başkanı olduğuna inanıyorum- susuzluğu yağmur yağmamasını, kuraklığı tanrnın cezalandırması olarak g&amp;ouml;renler, g&amp;ouml;sterenler bug&amp;uuml;n bu konulara hi&amp;ccedil; değinmemektedirler.&lt;br /&gt;Tanrı bug&amp;uuml;n susuzluğu neye ceza olarak vermektedir? Kuraklığın nedeni bug&amp;uuml;nk&amp;uuml; belediye başkanının uğursuzluğuna bağlayabilir miyiz? Ge&amp;ccedil;mişte yakışık almadan s&amp;uuml;rd&amp;uuml;r&amp;uuml;len bu dedikodu zincirleri bug&amp;uuml;n cemaat kalabalıklarında kaybolmaktadır.&lt;br /&gt;Şimdi verilecek sorunun cevabı; Bu nursuzluk, uğursuzluk, susuzluk yağmur yağmaması Kadir Topbaş&amp;rsquo;a mı havale edilecek yoksa Allaha mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;İstanbul bir d&amp;uuml;nya başkenti.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunun cevabını bilemem ama İstanbul&amp;rsquo;un, bir d&amp;uuml;nya başkentinin yetersiz, estetik değerlerden yoksun, stratejik planları olmayan işi g&amp;uuml;c&amp;uuml; kaldırım ve &amp;uuml;s.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/istanbul-a-bir-baskan-gerek-hem-de-hemen-gerek_19937911.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 12 Jul 2008 09:36:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dedikodu imparatorluğundan korku imparatorluğuna&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/dedikodu-imparatorlugundan-korku-imparatorluguna_19789801.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/dedikodu-imparatorlugundan-korku-imparatorluguna_19789801.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;&lt;img width=&quot;440&quot; src=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/korku-el.jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;B&amp;uuml;y&amp;uuml;k g&amp;ouml;zaltılardan sonra yalnızlaşırsınız. Baskıcının amacı tam da bu yalnızlaşmadır. G&amp;ouml;zaltına alınanlar orada yapılanları &amp;ndash;insanın doğası gereği- biraz da abartarak ballandıra ballandıra anlatırlar. Bu sorgucunun, sorgulayanın ve baskıcının hedefidir zaten.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir sonraki g&amp;ouml;zaltına alınan &amp;ouml;ncekilerin yarattığı atmosfer nedeniyle dizleri titreyerek gelir sorgucunun karşısına, yapılanların abartılı y&amp;ouml;nleri onu daha işin başında bozguna uğratmıştır. Dedikodu ve baskının ana hedefi kişilere y&amp;ouml;nelik korku oluşturulması yanı sıra ana hedefi toplumu &amp;ccedil;&amp;ouml;zmek, g&amp;ouml;zlerine korku ve ka&amp;ccedil;ışı yerleştirmektir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bug&amp;uuml;n &amp;uuml;lkemiz ge&amp;ccedil;mişten farklı olarak &amp;ccedil;ok ağır iletişim ter&amp;ouml;r&amp;uuml;ne kurban edilmiştir. Konuştuklarının her koşulda dinlenmesi &amp;uuml;rk&amp;uuml;t&amp;uuml;c&amp;uuml; ve psikoloji bozucu bir s&amp;uuml;re&amp;ccedil;tir. Yaptığınız işe odaklanamaz ve kendinizi kuşatılmış hissedersiniz. Size uygulanmak istenen b&amp;uuml;y&amp;uuml;k abinin, bir g&amp;ouml;z&amp;uuml;n daima sizin &amp;uuml;zerinizde olduğu hissidir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yalnızlaşma toplumun b&amp;uuml;t&amp;uuml;n katmanlarına yayılır ve korku egemen olur. Mantık &amp;ccedil;alışmamaya başlar en basit d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce mekanizmaları bile kurulmakta zorlanır. Panik t&amp;uuml;m&amp;uuml;yle kişilerden topluma doğru dardan genişe halkalar halinde yayılır. Baskıcıların, diktat&amp;ouml;rlerin &amp;ccedil;ok sevdikleri bir zemindir bu.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tam bu d&amp;ouml;nemde dedikodular ayyuka &amp;ccedil;ıkmaya başlar. Kendini bilmez muhbir adayları uyduruk raporlar ve d&amp;uuml;zmece bilgilerle gıcık olduğu komşusunu, &amp;ccedil;evresini b&amp;uuml;y&amp;uuml;k bir yetenek ve iştahla raporlamaya başlar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sorgudan &amp;ccedil;ıkanlar, i&amp;ccedil;eride ona pompalanan; &amp;ldquo;Seni istediğimiz an tekrar buraya alabiliriz.&amp;rdquo; Havasından korkarak tutuk ve korku i&amp;ccedil;inde baskıcının o.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/dedikodu-imparatorlugundan-korku-imparatorluguna_19789801.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 09 Jul 2008 08:55:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Dikkat, merdiven çıkacağız!</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/dikkat-merdiven-cikacagiz_19680191.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/dikkat-merdiven-cikacagiz_19680191.html</guid> 
            <description>&lt;p&gt;Değişik d&amp;ouml;nemlere bağlı olarak g&amp;ouml;zleri bağlanarak g&amp;ouml;zaltına alınmış insanların duyduğu ortak c&amp;uuml;mledir. Kollarınıza iki yandan girmiş g&amp;ouml;revliler psikolojinizi de yerle bir etme ama&amp;ccedil;lı gezdirmelerinde, mekanı i&amp;ccedil;selleştirememeniz, karmaşık ve korkutucu bulmanız i&amp;ccedil;in de sizi bir yerden bir yere g&amp;ouml;t&amp;uuml;rebilir, gezdirebilir veya asıl ama&amp;ccedil; olan sorgulama mekanına taşıyabilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&amp;nbsp;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img src=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/gozbagi.jpg&quot; /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;G&amp;ouml;zlerin bağlanmasının derin mesajı &amp;ldquo;g&amp;ouml;z&amp;uuml; a&amp;ccedil;ık&amp;rdquo; kişilerin orada bulunan kişi ve durumları g&amp;ouml;rmemesi ilk planda ise de kendine g&amp;uuml;ven ve duruşu yok etmek, onu k&amp;uuml;&amp;ccedil;&amp;uuml;k d&amp;uuml;ş&amp;uuml;rmek te nedenler arasında sayılabilir. Adi su&amp;ccedil;lulardan farklı olarak siyasi ve d&amp;uuml;ş&amp;uuml;nce su&amp;ccedil;luları her ortamda azim ve kararlılıklarını koruyabilecek bir &amp;ouml;zg&amp;uuml;ven oluşturabilirler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Faaliyetleri nedeniyle yetkili ve g&amp;ouml;revli birimlerce g&amp;ouml;zaltına alınmanın en u&amp;ccedil; d&amp;ouml;nemi yaklaşık 90 g&amp;uuml;ne uzanan g&amp;ouml;zaltı s&amp;uuml;releriyle 12 eyl&amp;uuml;l d&amp;ouml;nemleridir. Kaos ve karmaşanın en derinlerde seyrettiği o d&amp;ouml;nemlerde toplumsal yaşamın iki kanadı sağ ve sol kanatların &amp;ouml;zellikle radikal olanları bu d&amp;ouml;nemden paylarını aldılar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Devletin &amp;uuml;st kademelerinin belirlediği mutakabat &amp;ccedil;er&amp;ccedil;evesinde o d&amp;ouml;nem yakın tehlike g&amp;ouml;r&amp;uuml;len kom&amp;uuml;nizmi temsilen sol kanat ve totaliter rejimi temsilen de &amp;ldquo;radikal sağ&amp;rdquo; demir yumruğun hedefine oturdular. Siyasetin ve toplumsal yaşamın iki rengi olan bu gruplar &amp;ouml;ylesine ağır bir saldırıyla karşılaştılar ki başta kendileri olmak &amp;uuml;zere aileleri, yakınları ve sevdikleri de bu saldırılardan ve baskılardan nasiplerini aldılar.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir anlamda baskı kardeşliği, bir 'arada yaşamalarının dayatılması ile de birbirlerini cezaevi ve sorgu ortamlarında daha i.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/dikkat-merdiven-cikacagiz_19680191.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 06 Jul 2008 15:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Türk olmanın karşı konulmaz, kaçınılmaz dinamizmi.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/turk-olmanin-karsi-konulmaz-kacinilmaz-dinamizmi_12810081.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/turk-olmanin-karsi-konulmaz-kacinilmaz-dinamizmi_12810081.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=135 src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/10/102294.jpg&quot; width=201&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Dönüşmek, değişmek, bir bağlamdan diğerine geçmek, çember atlamak, sınıf atlamak farklı görünen alanlardan seçtiğim bu kavramların ortak bir yanı var, farkedebiliyor musun?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Farklı yanlarını görebiliyorum ama ortak yan dedin ya pek çıkaramadım.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bütün bu oluşu tanımlayan durumların birinci ortak yanı eylemin, kendi yasası içerisinde bir birikim döneminin geçmesi gereği, ikincisi de bu dönemin sonunda oluşun bir patlama, şiddetli bir dönüşüme ulaşması.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Her oluş için bir kuluçka dönemi mi geçmesi gerektiğini söylüyorsun?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Tam değil, oluşun &amp;#8211;doğal olan veya olmayan- bir sonraki adımı için mutlaka kritik bir kütleye &amp;#8211;oluş her ne ise- ulaşması gerekiyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kritik kütle, kütle deyince bir madde kastetmedin değil mi?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bu madde anlamında bir kütle değil, bir oluşun seyrindeki aşamada bir sonrakine bağlama geçebilir, geriye dönebilir veya yerinde sayabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bu her birikimin, her kritik kütleye ulaşmanın ilerleme olmaması anlamına geliyor yani, öyle mi?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bir anlamda öyle, zaten ilerleme bizim kendi durumumuza dayanarak tanımladığımız bir olgu, bu oluşun her objesi için sonsuz seçenekte ileri, geri veya yerinde sayma olarak tanım konabilir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- İlerleme diyebilmemiz için ne olması gerekli o zaman?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bir ilerlemeden söz edebilmek için bir nokta, bir hat, bir seviye belirlemek gerekir. Bunu belirlediğin zaman ise bunu belirleyen &quot;egemen&quot; sen oluyorsun. İlerleme veya gerileme senin tanımların içindeki bir değere dönüşüyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- O zaman toplumlar ve insanlar için söylediğimiz ilerleme, gerileme, ilericilik, gericilik tanımı boş şeyler mi yani?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Değil, aslında gelişmenin seyri içerisinde hedefler koyarak o bağlam için bir tanımlama yapılabilir, önemli olan bu hedeflerin mutlak olduklarına dair inancın güçlenmemesi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Gü.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/turk-olmanin-karsi-konulmaz-kacinilmaz-dinamizmi_12810081.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 06 Apr 2008 14:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gereksizlik bağlamı. Hukuk, hukuksuzluğun egemenlerce kurallara bağlanmış şeklidir&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/gereksizlik-baglami-hukuk-hukuksuzlugun-egemenlerce-kurallara-baglanmis-seklidir_12474251.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/gereksizlik-baglami-hukuk-hukuksuzlugun-egemenlerce-kurallara-baglanmis-seklidir_12474251.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=116 src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/10/101663.jpg&quot; width=159&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ne yana çekersen çek.. Bir ucu diğerine değiyor..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ne demek şimdi bu?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Gökyüzünü bir şişeye sığdırman mümkün mü? &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Sığar mı? Tabii ki sığmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bir parçasını alır bir şişeye koyarsın, bütünün özelliklerini taşır ama bütün gökyüzü değildir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bunun hukukla ne ilgisi var?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Hukuk ne zaman ortaya çıktı? Ne dersin?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bilmem. Hiç düşünmedim.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- İki kişi ıssız bir adada kalsa aralarındaki ilişkileri birtakım kurallara göre yürütmeleri gerekir mi sence ve bu kurallara hukuk denebilir mi?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Çok zor sorular bunlar nereye varmak istiyorsun?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- İki kişiden birisi erkek birisi kadın ise aralarındaki ilişkileri yürütmek için bir hukuka ihtiyaçları olur mu dersin?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bu daha da karmaşık oldu. Biraz açmayı denesen söylediklerini.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bir kuralın hukuk kuralı olabilmesi için ortada yeterince tarafın olması gerekir. Issız ada örneğinde adaya düşen iki kişi ise aralarındaki ilişkide bir hukuktan söz edilemez. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Anlamadım, hukuk onların zaten bildiği kurallar değil midir?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kuralları biliyor olmaları orada hukuk olduğunu göstermez. Bu nedenle de kişilerin yapmış oldukları davranışlarının sorumlulukları sadece kendilerine ait bir değerdir, vicdani bir değer. Biri diğerini öldürse bile.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Hukuk ne zaman ortaya çıkar peki?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bir gün ıssız adaya başkaları geldiği ve onlar anlaşmazlıklarını veya olanları gelenlere anlattıkları zaman. Anlatan biri yoksa yaşanılan şeylerin hukuka uygunluğu tartışılmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Hukuk olanlarla değil, olanların anlatım ve yorumlarıyla ilgili yani.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kesinlikle. Bu nedenle hukuk bir konuya getirilen yorum demektir o anın, öncekilere ve kitapta yazılanlara göre kıyaslanmasından ortaya çıkar. Tabi ki bir de kıyaslayanın gücüne bağlıdır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Güç deyince şimdi konu başka bir yerlere gidecek.&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/gereksizlik-baglami-hukuk-hukuksuzlugun-egemenlerce-kurallara-baglanmis-seklidir_12474251.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 02 Apr 2008 09:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Araplaşmaya karşı Çanakkale savaşını savunmak, laikliği savunmaktan daha önemli&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/araplasmaya-karsi-canakkale-savasini-savunmak-laikligi-savunmaktan-daha-onemli_11436171.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/araplasmaya-karsi-canakkale-savasini-savunmak-laikligi-savunmaktan-daha-onemli_11436171.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&amp;#8220;Bisiklet şeytan icadı&amp;#8221; dedi Ufuk sonra ellerini ovuşturdu. &amp;#8220;Bisiklet mi?&amp;#8221; diyebilen Hayri şaşkınlıkla bakarken küçük dilini yutuyordu az kalsın. O yıllarda inancın saf dili bisikleti bile şeytan icadı görür ve uzak dururdu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A id=myphotolink href=&quot;http://www.facebook.com/photo.php?pid=991893&amp;amp;id=660410942&quot;&gt;&lt;IMG onmousemove=&quot;findTag &amp;amp;&amp;amp; findTag(event);&quot; id=myphoto height=218 src=&quot;http://photos-b.ak.facebook.com/photos-ak-sctm/v215/182/61/660410942/n660410942_1044921_621.jpg&quot; width=360&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;O günlerden bugünlere aradan yıllar geçmiş ve köprünün altında çok sular akmıştı. O günlerin modern yaşam araçlarına&amp;#8220;şeytan icadı&amp;#8221; dışında tanım bulamayan &amp;#8220;Araplaşmış&amp;#8221; inanç tüccarları bugün modern yaşam araçlarının neredeyse tamamını siyasi ve iktidar mücadelelerinin doğal argümanları olarak kullanıyorlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Suret denilen resim yasağından sıralı resim olan videoyu propaganda aracı olarak kullanmaya başlayana kadar geçen süreçte, otomobiller, her tür iletişim aracı ve hatta demokrasi adı bile bu siyasi mücadelenin aracı haline gelmiş durumda.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ekonomik argümanlar, siyasi söylemler derken şimdi sıra toplumu oluşturan ve ulus olmamıza geçiş sağlayan değerlerimiz de inanç tüccarlarının geçer akçelerine dönüştürülmeye çalışılıyor. Yıllardır ulusal savaşımızın en önemli örneklerinden Çanakkale Savaşını bugün bir din savaşı ve &amp;#8220;uhud&amp;#8221;, &amp;#8220;bedir&amp;#8221; savaşına benzetme yarışı içindeler. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bir kere Çanakkale Savaşı bir din savaşı değildir. Tarafları belirleyen faktörlerde inanç ve din ön sırada değildir. Bu nedenle Çanakkale&amp;#8217;de savaşmış Türkler orada inançlarından dolayı bir diziliş içinde değildiler, Seyit Onbaşı ve simge diğer kahramanların gerçekte hangi inançtan oldukları konusunda da bir fikrimiz olmadığı ve olması gerekmediği de açıktır. (Bu birinci de.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/araplasmaya-karsi-canakkale-savasini-savunmak-laikligi-savunmaktan-daha-onemli_11436171.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 20 Mar 2008 22:19:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Acılar toz zerrecikleri halinde oraya buraya uçuşmuş ve bir süre sonra acıdan eser kalmamıştı.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/acilar-toz-zerrecikleri-halinde-oraya-buraya-ucusmus-ve-bir-sure-sonra-acidan-eser-kalmamisti_10896451.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/acilar-toz-zerrecikleri-halinde-oraya-buraya-ucusmus-ve-bir-sure-sonra-acidan-eser-kalmamisti_10896451.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Günlerdir gözüne uyku girmeyen Handan dişleriyle ısırmaktan mor olmuş dudaklarına değdirilen ıslak pamukla hafifçe gözlerini açtı. &amp;#8220;Tanrım, böyle bir acıyı düşmanıma vermez inşallah&amp;#8221; diye geçirdi içinden. Tevekkülü yaşam biçimi haline getirmiş geleneklerini bile söküp atmıştı yüreğini dağlayan acı. Acının en yüksek dönüştürücü olduğunu bilenlerdendi, isyan ise ona uzak duyguların başında geliyor ve içini kemiren boşluk durmadan büyüyordu.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A id=myphotolink href=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/yasakseritleri_1.jpg&quot;&gt;&lt;IMG class=SagBosluk id=imgResim src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/98/98273.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;#8220;Abla, kendine gelmelisin&amp;#8221; diyen kardeşi Gülşen&amp;#8217;in sesi çok uzaklardan gelen hafif bir hışırtı gibi geldi ona. &amp;#8220;Günlerdir böyle, endişeleniyoruz&amp;#8221; dedi Gülşen misafirleri olan komşu kadın Hatice anaya. &amp;#8220;Dur, bi okuyup üfleyivereyim&amp;#8221; diyen Hatice ananın beyaz tülbenti içindeki kırış kırış olmuş yüzünün ayrıntılarını görecek durumda değildi Handan.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Her nefesi bir başka ferahlık gibi geldi, nefeslendikçe çevresini saran ağır çemberler bir bir dağılıyor ve ırmaklarıyla, hafif rüzgarlarıyla uzayıp giden kırlardan gelen serin yele dönüştürüyordu nefesini Hatice ananın. Biraz daha kendine geldiğinde Gülşen&amp;#8217;e &amp;#8220;ne iyi oldu da geldi Hatice ana&amp;#8221; dedi fısıltıdan biraz yüksek bir sesle Handan.&amp;#8221;Hatice ana mı?&amp;#8221; dedi bir an Gülşen ama ne zaman gelmişti ki o, Gülşen her zaman oradaydı. &amp;#8220;NE baktın öyle be Gülşen? Görmedin mi Hatice anayı?&amp;#8221; şaşkın ve ne demesi gerektiğini bilmeyen Gülşen &amp;#8220;Yok, görmedim diyebildi&amp;#8221;.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Handan, yüreğindeki yangının biraz ferahlamasının getirdiği r.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/acilar-toz-zerrecikleri-halinde-oraya-buraya-ucusmus-ve-bir-sure-sonra-acidan-eser-kalmamisti_10896451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 14 Mar 2008 00:49:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Modernizm yaklaşımı: Eskiyen değer demokrasi yerine &quot;Açık Yönetim&quot;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-eskiyen-deger-demokrasi-yerine-acik-yonetim_9895691.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-eskiyen-deger-demokrasi-yerine-acik-yonetim_9895691.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=140 src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/95/95762.jpg&quot; width=207&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Son dönemdeki iletişim kıvraklıklarını izliyorum da!&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ne varmış iletişimlerimde?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Telaşlanma canım. Sadece çok etkili buluyor, hatta beğeniyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Çok anlamadım, ben ne yapıyorum da sen etkili buluyorsun?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Dışa dönük ilişkilerinde iş olsun, diğer alanlar olsun dengeli ve sukunet görüyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- İlginç, pek bi dengeli değilim ama nasıl baktığına bağlı belki.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Konuşmaya başlayınca çok ta bahsedemiyor insan ama insanlara ve konulara yaklaşımın ve oluşan sorunları çözümleme tarzın pek görülür şekilde değil.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ne demek istediğini biraz anlamaya başladım. İletişim, gerek günlük yaşamda gerekse de iş ilişkilerimde bir atölye ve oyun haline getirdiğim deneyimler benim için.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Senin için belki oyun gibi ama başkalarına baktığımda çok önemli farklar görüyorum, mesela demokratik değilsin ama adaletlisin, genel kuralları takmıyorsun ama seni izlediğimde genel kurallardan çok farklı kurallarını görüyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bunu gözlemene sevindim. Önümüzdeki dönem senin kurallar olarak gördüğün iletişim alışkanlıklarını &amp;#8220;ilkelilik&amp;#8221; çerçevesinde ele alarak bir yaşam biçimi haline getirmeye çalışacağım.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bu sende zaten bir yaşam biçim ama..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Doğru sadece bende değil birçok kişi farklı yollardan günümüz toplumsal iletişim gerekliliklerine ulaşmış durumda ama çoğunlukla bunu farkında değiller veya ne olduğundan haberleri yok.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kimler bunlar? Sen tanıyor musun?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Belirgin özellikleri yok. Bütünüyle olmuş bir meyve gibi de düşünmemek lazım ama bu seviyeye gelmiş insanları anlayabiliyorum zaman zaman belki benimde bu konuda biraz daha zamana ihtiyacım var.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kendini hiçbir zaman yeterli ve açık görmemene çok şaşırıyorum.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bunu hep söylersin yeterlilik akıcı bir kavram sürekli dönüşüm halinde zaten ben yeterliliğe ulaşmak gibi de görmüyor.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-eskiyen-deger-demokrasi-yerine-acik-yonetim_9895691.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 01 Mar 2008 18:51:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Modernizm yaklaşımında yaşam, bizim dışımızda ve hep var&amp;#8230; geçici olan bizleriz ve daimi olan&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasiminda-yasam-bizim-disimizda-ve-hep-var-gecici-olan-bizleriz-ve-daimi-olan_9560891.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasiminda-yasam-bizim-disimizda-ve-hep-var-gecici-olan-bizleriz-ve-daimi-olan_9560891.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Not: &quot;Yaratcılık süreçlerinde farkındalık&quot; konusunda&amp;nbsp;hazırlamış olduğum programı&amp;nbsp;&lt;/STRONG&gt;&lt;A href=&quot;http://www.kamca.org/&quot;&gt;&lt;STRONG&gt;www.kamca.org&lt;/STRONG&gt;&lt;/A&gt;&lt;STRONG&gt; adresinde media playerdan (başka bir programa gerek olmadan) internet radyosu KamCa Radyoyu dinleyebilirsiniz...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Modernizmde, düşünsel yaşama etkileri itibariyle diyalektik, felsefe düşünceler arasında kadir kıymeti en çok sorgulanandır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir döneme vurduğu damga nedeniyle diyalektik artık hatıralarda kalmaya mahkumdur. Marksist felsefenin yapı taşı olan diyalektik sonraları bir parti ve ideoloji seyrine çekilmiştir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=503 src=&quot;http://photos-942.ll.facebook.com/photos-ll-sctm/v204/182/61/660410942/n660410942_980242_929.jpg&quot; width=286&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;BR&gt;Akışın en doğal sonuçlarından mahrum kalmak için bundan daha iyi nedenler olamazdı. Diyalektik ve materyalizmin olmadığı bir felsefe düşünülemez. Sürecin tümünden bugüne gelindiğinde ise artık gerçekte felsefeler arasında bir ayrım kalmamıştır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Günümüz, bütün düşünsel alanları içine alan yeni dünya ve yeni çağ felsefelerine dönüşme sürecindedir. Keskinlikler ve köşeler yerini yumuşaklığa birbirinin içine geçen çözümlere ulaşmıştır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu bağlamda felsefi düşüncelerin yaşamımızdaki konsantre haline gelmiş hallerini anlamayabiliriz ama ortadaki çorbanın lezzetinde tümünün payı olduğu gerçeğini unutmamalıyız.&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;Diyalektik Materyalizm içindeki kavramlar itibariyle yeniçağ düşüncelerine önderlik etmeye ve içinde olmaya devam ediyor. Bunların en önemlisi olan karşıtların birliği &quot;farkındalık&quot; yaklaşımının bugün en çok ele aldığı felsefi konudur. Diyalektik Materyalizmin şanssızlığı, Marksist özellikle de Leninist söylemlerde zemin teşkil etmesi ve o söylemlerle aynı sanılmasındandır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu, diyalektiğin o düşüncelerle özdeşleştirilme.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasiminda-yasam-bizim-disimizda-ve-hep-var-gecici-olan-bizleriz-ve-daimi-olan_9560891.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 26 Feb 2008 17:05:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Modernizm yaklaşımı açısından iki kişilik diyalog: Yüzleşme..</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-acisindan-iki-kisilik-diyalog-yuzlesme_9118891.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-acisindan-iki-kisilik-diyalog-yuzlesme_9118891.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;Herhangi bir yerde iki kişi arasında geçen diyalog. Bu diyalogdaki kişilerin cinsiyetlerini ve diyaloğun bu cinsiyetlere göre düzenlemesini düşünerek okumanızı tavsiye ederim.&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/93/93020.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Bir sabah, dışarıda kar yağıyor. Bir mesenger sohbeti&amp;#8230;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;- İyi haftalar&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Bugün iyi görünüyorsunuz.. Dinçç&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- KaRDANdır&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Ben bugün romantik günündeyim, kar beni romantik yaptı, aşkı yaşamak istiyorum&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Pek inandırıcı gelmedi.. ama ifade etmen güzel&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Neden?&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Cevap yok.. tuzak soru.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Kendin bul.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Beni tanımadığınızı düşünüyorum yada kendimi ifade edemiyorum demek ki&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Her şey sende ve zihninde olup bitiyor.. gerçekle karşılaştığında ise kaçıyorsun, sen kendini kendinde tanımıyorsun..&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Gerçek ne peki&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Düşüncelerindeki kıvraklık.. zihninde kalıyor.. klasik inanç sistemi.. kadınlığını sorgulamak ve inançlarınla bağdaştırmakta çaresiz kalıyorsun.. aşkı yaşamak istiyorsun ama gerçekler le karşılaşınca.. dükkanı kapatıyor ve hayallere dönüyorsun, kadınların % 99 u gibi, katıldığın topluluk ve düşünce sistemlerinde de buna gerekçe aramakla geçiyor zamanın&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Demek ki gerçekten kapalı birisiyim size karşı, bunları düşündürtebiliyorsam&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Herkese karşı kapalısın.. geldiğin inanç sistemi gereği.. ama açık olduğuna da inandığın için bunları açık ettiğim bana düşman olma ihtimalin bile var.. kovana çomak soktuğum için&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;- Düşmanlık kavramı bende mevcut değil. Kendiyle yüzleşmeyi hedef alan birisi neden kızsın ki&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;- Kelimelere takılma.. Kızma, vb ile değiştir&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;- Size anarşist diyorlar ya, aslın.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/modernizm-yaklasimi-acisindan-iki-kisilik-diyalog-yuzlesme_9118891.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 21 Feb 2008 12:39:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gelecek bireysel özgürlük kalelerinin dayanışacağı olağanüstü güzel ve özgür bir dünyadır.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/gelecek-bireysel-ozgurluk-kalelerinin-dayanisacagi-olaganustu-guzel-ve-ozgur-bir-dunyadir_8670651.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/gelecek-bireysel-ozgurluk-kalelerinin-dayanisacagi-olaganustu-guzel-ve-ozgur-bir-dunyadir_8670651.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;20 yüzyılın değerlerinden olan saydamlık veya şeffaflık bütün siyasi ve toplumsal düşüncelere damgasını vurmuştur. Rousseau'nun toplum sözleşmesi kuramında yer alan &quot;genel irade&quot; anlayışı da tıpkı şeffaflık gibi 20 yüzyılın dayatma ve eskimiş değerlerinden biridir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=273 src=&quot;http://www.ekrempehlivan.com.tr/images/illustration/yasakseritleri.jpg&quot; width=342&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplulukların ve cumhuriyetlerin genel bir iradeye dayanma ve bu ilkelere dayalı kaynaşmış bir topluluk olması gerektiği bugün geride kalmış geri bir fikirdir ve eninde sonunda nerede ve hangi koşulda yaşanırsa yaşansın sonu baskı ve tahakküme dönüşen bir yönetim anlayışı doğurur. Genel bir toplum iradesine ulaşma hedefli bir çaba buna karşı duranları tasfiyeye her zaman neden olmuştur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;21. Yüzyılın değeri saydamlık değil açıklıktır. Açıklık, toplumun her noktasını aydınlatma iddiasında olan saydamlığın tersine bazı noktaların gri, hafif karanlık ve hatta karanlık kalmasının ilerleme ve güven oluşumu için gerekli görür. (Özellikle bireysel özgürlükler ve yaşamı bağlamında) Böylece devlet ve baskıcılık yöntemlerinin bile ulaşamadığı bu bölgeler bireysel özgürlüğün kalelerine dönüşür. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Gelecek bu tür bireysel özgürlük kalelerinin birbirinden güç aldığı yüksek topluluk ve dayanışma duygularının oluşacağı olağanüstü güzel ve özgür bir dünyadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu bireysel özgürlük kalelerinde toplumsal yapıya aykırı şeyler olacakmış, dejenerelik hakim olacakmış korkusu 20. yüzyılın korkusudur. Bu korkudan korkarak yapılan baskı yöntemleri 20 yüzyılın demokrasi ve saydamlık adına yapılan baskı yönetimlerinin de öyküsü niteliğindedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Avrupa'nın ve Amerika'nın demokrasi adı altında toplum üstünde kurduğu baskıcı ve yok edici yöntemleri &quot;karanlıkta bir şey bırakmamak, saydamlık&quot; adı altında bireyi.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/gelecek-bireysel-ozgurluk-kalelerinin-dayanisacagi-olaganustu-guzel-ve-ozgur-bir-dunyadir_8670651.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 16 Feb 2008 14:22:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Modern yaşam ve gelecek bu istasyona gelmek için rötar yapmış bir tren durumundadır.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/modern-yasam-ve-gelecek-bu-istasyona-gelmek-icin-rotar-yapmis-bir-tren-durumundadir_8335561.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/modern-yasam-ve-gelecek-bu-istasyona-gelmek-icin-rotar-yapmis-bir-tren-durumundadir_8335561.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Modern yaşam araçlarının baskı ve faşist amaçlarla kullanılması geleneği Nazilere kadar dayanır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İran karşı devriminin 29 yılında televizyon ekranında bir mitingde konuşurken gördüğüm İran Cumhurbaşkanı (bu tanım demokrasilerden alınmıştır) bana nazi Almanya&amp;#8217;sını ve çoğunlukla da propagandada sınır tanımayan Hitler&amp;#8217;i anımsattı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=123 src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/91/91745.jpg&quot; width=205&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İnşa ettiği her şeyi kendinden önce oluşmuş kurum, felsefe ve kavramlar üzerine oturttuğu halde hitabetteki gücünü kullanarak topluma sanki yeni bir şeyler getirmişler, becermişler gibi göstermek propaganda başarısına dayanmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Tarihteki üç baskıcı yönetim biçimine de baktığımızda benzer zeminlerde benzer propaganda yöntemleri ile olmayan şeyleri, gelişmeleri, duyguları sanki varmış gibi göstermekte ustalaşmışlardır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bunlardan ilki olan Hitler faşizmi sadece Almanya&amp;#8217;yı değil bütün dünyayı etkileyecek bir karmaşa, savaş dönemine sürüklemiştir. Hitler faşizminin topluma kazandırdığı herhangi bir alanda bir yenilik olmamıştır, zaten bu iddiayı da hiç taşımamıştır. Yaptığı tek şey çok güçlü bir illuzyon, tekrar rakamlara dayanılan kıyas ve toplumun duygularını ırkçılık zamkıyla bir arada tutmak olmuştur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yükselttiği duygular eninde sonunda patlamış ve çılgınca yöntemlere yol açan dünya savaşı sırasında milyonlarca insan ölmüştür.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İkinci baskıcı yönetim olan Proleterya diktatörlüğü Hitler faşizminin geliştiği dönemlerde ona paralel argümanlar, yöntemler ve ezilen halkın duygularını &amp;#8220;özgürlük&amp;#8221; zamkıyla bir arada tutarak yeni bir çılgınlık, baskı dönemini açmıştır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Rusya&amp;#8217;da gerçekleşen devrim kendisinden önce gelen iktidara acımasızca davranmış milyonlarca kişiyi yok etme, yurtlarından etme pahasına halkçı formüller uyguladığını ha.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/modern-yasam-ve-gelecek-bu-istasyona-gelmek-icin-rotar-yapmis-bir-tren-durumundadir_8335561.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 12 Feb 2008 00:14:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>iç gıcıklayan bir &quot;özgürleşme&quot; hikayesi.. 18 Ağustos 1980.</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/ic-giciklayan-bir-ozgurlesme-hikayesi-18-agustos-1980_8335411.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/ic-giciklayan-bir-ozgurlesme-hikayesi-18-agustos-1980_8335411.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu öyküye okuduğum andan itibaren dışarıdan bakmaya çalışıyorum.. 15 yaşında ki bir kızla evlenmeyi normal sayan 30 yaşındaki bir &quot;yetişkin adam&quot; hikayesi.. içim burkuluyor... anlam veremiyorum.. gönül bu diyemiyorum.. yitip gitmiş onca &quot;çocuk kadın&quot; aklıma geliyor.. birde kadınların bu yolla özgürleştiği masalı.. neresinden tutarsanız tutun.. şık değil...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;O gün Hayrünnisa&amp;#8217;nın yaş günüydü.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;O gün yasal engel kalktı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;O gün 30 yaşındaki Abdullah Gül ile 15 yaşındaki Hayrünnisa Özyurt evlendi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ve o güne kadar başı açık olan Hayrünnisa, işte o gün, evlendiği gün tesettüre girdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Okuldan ayrıldı. Artık ev kadınıydı!&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG height=275 src=&quot;http://img343.rockyou.com/imagehost/8/8304/8304952/8304952_9fd67e861202809102_m.jpg&quot; width=344&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Gelecek on yıllarımızın konuşulacak konuları mı olacak bunlar? bir an önce kızından kurtulup bir yerlere vermeye can atan &quot;baba ve aileler&quot;, diğer yanda gözü açılmamış &quot;sığırcık&quot; arayan yetişkin ve hoyrat erkekler.. Kadınlara sesleniyorum... 15 yaşında nasıl biriydiniz hatırlıyor musunuz? Kendi hakkınızda karar verecek yetkinlikte miydiniz?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Erkeklere soruyorum, 30 uncu yetişkin yaşınızda 15 inde &quot;gözü açılmamış sığırcık&quot; almak duygusu size nasıl geliyor? 15 inde bir kız çocuğunun gerdeğine girmek duygusu ne çağrıştırıyor sizde. Kendiniz yolun yarısına gelmişken. Bu özel bir konu değil öylesine genel ki bazı dayatmalarla boğuşurken henüz gençliğini yaşamamış bu toprağın kızları kadınlığa adım atıyorlar.. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu hikayeyi duyduk peki duymadıklarımız? Bu acımasızlık hangi inanç içinde haklılık bulabilir ki?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çocukla evlen, okuldan kopar, evinin kadını yap.. &lt;BR&gt;Tanrım, geleceğimiz kimlere emanet?&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kendinizi ailenizi ve geleceğinizi korumak için neler yapabil.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/ic-giciklayan-bir-ozgurlesme-hikayesi-18-agustos-1980_8335411.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 12 Feb 2008 12:11:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Kişisel Duruş Yönetimi Atölyesi &quot;Yaratıcılığın süreçlerinde farkındalık&quot; </title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/kisisel-durus-yonetimi-atolyesi-yaraticiligin-sureclerinde-farkindalik_7744091.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/kisisel-durus-yonetimi-atolyesi-yaraticiligin-sureclerinde-farkindalik_7744091.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;yaklaşım &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Sanat bir canlandırma ve gösteri. Bilim bir açıklamadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Özgür irade için algılama, daha iyi görme, ayrımsamalar yapma, bağlantılar ve yaratıcı ilişkiler kurma yeteneğidir. Yani şeyleri, durumları, imajları ayırt etmedir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Algılama, duyularla farkına varma ve akıl yoluyla bilgi almadır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Açık görüş ve düşüncede açıklık, kapsamlı görüştür. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yaşam görme ile başlar. Ama yüreğimizle, duyularımızla, bakışlarımızla görmeliyiz. Aynı zamanda görmeyi sıralamak ta gerekir. Bu da tecrübe ve deneyim yoluyla olur. Atölyemiz tüm bu süreçleri oyun, iletişim, analiz yine oyun sıralaması ile ele almayı amaçlar, eğlencelidir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://profile.ak.facebook.com/object2/655/80/n21169525214_1068.jpg&quot;&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;atölye&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişisel Duruş Yönetimi Atölyesi &lt;B&gt;&quot;Yaratıcılığın süreçlerinde farkındalık&quot;&lt;/B&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;16 - 23 Subat 1 - 8 Mart 2008 (Cumartesi günleri 4 Hafta - 28 saat) Saat: 11.00 - 18.00&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;hedefler&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Birey ruhunun geliştirilmesi&lt;BR&gt;Yaratıcılığı ortaya koyarak farkındalığı geliştirmek&lt;BR&gt;Kişinin kendi &quot;özelliğine, gereksinimine, sınırlarına, tercihine ve önceliklerine&quot; göre kendisi ve başkaları ile gereken ilişkileri gerektiği biçimde kurması&lt;BR&gt;Etkin iletişim ve yaşama becerilerinin geliştirilmesi&lt;BR&gt;Aynalanmak&lt;BR&gt;Çevreye uyum sağlamak&lt;BR&gt;Hayal gücünü geliştirmek&lt;BR&gt;Doğaçlama yeterliliğini geliştirmek&lt;BR&gt;&quot;Şimdi ve burada&quot; olabilmek&lt;BR&gt;&quot;Kendi olarak var olmak&quot;&lt;BR&gt;Özgünlük &lt;BR&gt;Farklılıklardan güç almak&lt;BR&gt;Sağlıklı ve modern bir yaşama ortamı oluşturabilmek ve uyumlanmak&lt;BR&gt;Hata yapmaktan korkmadan, kendini açıkça ve yüreklice ifade edebilmek &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Öncelikle kendi hatalarına karşı duyarlı olmak ve kendini sorgulayabilmek&lt;BR&gt;&quot;Kimseyi yargılamadan&quot; ve &quot;Yargılanma korkusu altında olmadan&quot; yaşayabilmek&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;kavramsal boyut&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kişisel duruş ve farkındalık çalışmalarında uyguladığımız teknik ve yöntemle.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/kisisel-durus-yonetimi-atolyesi-yaraticiligin-sureclerinde-farkindalik_7744091.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 06 Feb 2008 12:01:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Görme biçimlerinden modern yaşam çeşitlemelerine, inanç, vatanseverlik ve devrimcilik&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/gorme-bicimlerinden-modern-yasam-cesitlemelerine-inanc-vatanseverlik-ve-devrimcilik_7614751.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/gorme-bicimlerinden-modern-yasam-cesitlemelerine-inanc-vatanseverlik-ve-devrimcilik_7614751.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Modern yaşamı belirleyen en önemli özellik görme biçimlerindeki olağanüstü çeşitliliğin artmasıdır. Zamanın niceliksel olarak kısalması, nitelik olarak ise oluşumların aynı kalmasından dolayı her şey daha çabuk ve hızlı oluşuyor hissinin oluşmasına yol açmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/90/90205.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Görme biçimleri herkeste yüksek olabilir. Bunun için bir sınır ve yaratıcılık gerekmemektedir. Biçimlerin birbirleri ile ilişkilendirilmelerinin ne şekilde olacağı bir yaratıcılık seviyesi sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Görme biçimleri algı olarak bilince yazılmakta, duygu ile işlenmektedir. İşlen şey bir başarı hikayesine, sefalete veya bir sanat eserine dönüşebilir. Bu kavramların tamamı görecelidir ve tümü de birey için gerekli, yararlı ve zorunludur. Yaşanan her şey herkesin andaki duruşunu geliştiren o anı anlamlandıran oluşlardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kişilerde olduğu gibi toplumsal süreçlerde de görme biçimlerinin toplumsal algı olarak toplumsal kadere yazılmasına ve dönüşümlere yol açacaktır. Bugün düşüncelerin yansıması olarak ele alabileceğimiz duruşlar kişileri ana, geleceğe veya geçmişe ait kılmaktadır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplumların gen deneyimlerine uygun düşen oluş biçimlerine uygun şeyler yaşaması kaçınılmaz görünmektedir. Mesele toplumsal oluşlara getireceğimiz analizlere öncelik sırasına göre duygu katmadan ele almaktır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Modernlik kavramı &amp;#8220;an&amp;#8221; ile eşdeğerdir. &amp;#8220;an&amp;#8221; düşünülenin aksine ileri olandır. Kişisel ve toplumsal bilinç &amp;#8220;genel&amp;#8221; tanım olarak &amp;#8220;an&amp;#8221;dan bir anlamda geriden gelir. Bu nedenle &amp;#8220;an&amp;#8221;da kalmak, zamansızlık bir anlamda kişisel ve toplumsal anlamda ileride olmak demektir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bugün gelişen olay ve kavramları analiz edebilme ve duygusal olmama cesareti modernitenin.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/gorme-bicimlerinden-modern-yasam-cesitlemelerine-inanc-vatanseverlik-ve-devrimcilik_7614751.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 04 Feb 2008 23:09:01 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Arzuhan Yalçındağ: Yakın geleceğin ve Modern Yaşam hedeflerinin siyasi lider adayı&amp;#8230;</title>
            <link>http://livanca.blogcu.com/arzuhan-yalcindag-yakin-gelecegin-ve-modern-yasam-hedeflerinin-siyasi-lider-adayi_7487751.html</link>
            <guid>http://livanca.blogcu.com/arzuhan-yalcindag-yakin-gelecegin-ve-modern-yasam-hedeflerinin-siyasi-lider-adayi_7487751.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Son günlerde duruşu, sorunlara yaklaşımı, esnekliği, disiplini ile göz kamaştıran bir kadın portresi ortaya çıkmaya başladı. Güzelliği, kendine özgü beden dili ve topluluk karşısında yaydığı enerji Arzuhan Yalçındağ&amp;#8217;ı geleceğin &amp;#8220;modern başbakanı&amp;#8221; veya &amp;#8220;modern yaşam idolü&amp;#8221; profili olarak öne çıkarıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;IMG src=&quot;http://blog.milliyet.com.tr/Images/Blog/131/89/89573.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Eğitimi, tecrübeleri ve yönetim yaklaşımları ile bir liderden beklenen birçok özelliği bir havuzda tutuyor ve kullanmaktan sakınmıyor. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Günümüzün en temel problemi olan &amp;#8220;kişiliksiz&amp;#8221; ve &amp;#8220;kimliksiz&amp;#8221; duruş sergileyen sol, demokrat ve sosyal demokratlardan sıkılmış olan önemli sayıda kitle Kemal Derviş&amp;#8217;ten sonra içini yeniden ısıtan, kıpır kıpır ettiren bir lider adayına kavuşuyor görünüyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Duruşunda, ilk kadın başbakanın çizdiği samimiyetsiz görüntü olmayan &amp;#8211;belki de Tansu Çiller&amp;#8217;in zaaflarını iyi incelemiş- Arzuhan Yalçındağ, ülkemizde modern yaşamı kesintiye uğratan takiyyeci kadronun hızını kesebilecek toplumsal rüzgarı arkasına alabilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Dünyada en son düşünebileceğim şey bir kadın lider olmasına rağmen bu geçiş döneminde modern yaşamda oluşan kesintiyi gidermenin başka alternatif lideri görünmemektedir. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hatiplerden, takiyyecilerden ve popülistlerden oluşan ve avamlığı bir yaşama biçimi yapmakta ustalaşmış, ekonomik potansiyeli yüksek bu ekip karşısında TÜSİAD&amp;#8217;ı, modern kuruluşlar&amp;#8217;ı ve gerçekten inançlı halkı arkasına almış kararlı ve uyumlu bir kadın liderin bir ışığa dönüşmesi kaçınılmaz.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Toplumun sold ideoloji kökeninden gelen önemli bir kesiminin kafasında TÜSİAD ve iş kadını profilleri sorun teşkil ediyor görünebilir. Modern cumhuriyet bu denli tehlikedeyken sınıfsal hesaplarından bir.. ( &lt;a href=&quot;http://livanca.blogcu.com/arzuhan-yalcindag-yakin-gelecegin-ve-modern-yasam-hedeflerinin-siyasi-lider-adayi_7487751.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 03 Feb 2008 16:34:00 +0200</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://livanca.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>